#Post-it
3 Ekim 2017
Teknolojiyi İyi Kullan, Hayatı Çoğalt

“Yıkmaya değil, yapmaya bak!” der Dr. V. Paucher. Sürekli gelişen teknoloji ile birlikte, çevre kirliliğinin en yoğun yaşandığı toprak, hava ve su kirliliğine artık görüntü, ışık ve elektromanyetik kirliliği de eklendi. Elektromanyetik kirlilik, 20 yıl öncesine kadar gündemimizde olmayan, bugün ise birçok hastalığın temelinde yattığı düşünülen ve ciddi şüpheler oluşturan bir kirlilik türüdür.

Sar (Specifc Absorption Rate), özgül emilim oranı veya özgül soğurma oranıdır. SAR oranı; radyo frekans elektromanyetik alana maruz kalındığında beden tarafından soğurulan enerji oranının bir ölçüsüdür. Akıllı telefonlarda bu değerin yüksek olması ciddi sağlık problemlerine yol açabilir. Akıllı telefon alırken SAR değerlerine bakmanız büyük önem taşıyor. Cep telefonları için yasal üst SAR değeri ABD’de 1.6 W/kg olup, Avrupa’da bu değer 2.0 W/kg’dir.

Teknolojiyle birlikte hayatımıza fazlasıyla giren manyetik alan kirliliği, gözle görülemeyişi, etkisinin çoğu zaman doğrudan hissedilemeyişi ve uzun zaman sonra birikerek görülmesi nedeniyle, bugüne kadar çok da önemsediğimiz bir konu olmamıştır. Dünyadaki hızlı değişimler ve gelişen teknolojiyle birlikte, ister istemez karşımıza birçok felaket senaryoları çıkıyor. Özellikle büyükşehirlerde yaşayan insanlar olarak tüm bu senaryolardan korunabilmek için kendimizi fanuslara kapatamayacağımıza göre; alınabilecek kişisel önlemleri öğrenip, bunları alışkanlık haline getirmek önem kazanıyor. Manyetik alan kirliliği de bu anlamda öncelikli konuların başında geliyor. Günümüzde, soluduğumuz hava kadar elektromanyetik alan denizi içinde de yaşıyoruz.

Baş ağrısından hafıza kaybına…

Güneş ve Dünya, doğal elektromanyetik alan kaynakları ve insan bedeniyle uyumlu. Fakat insanlar doğada var olan manyetik alanın yanı sıra, çağımızın ileri teknoloji ürünleri olan elektronik araç ve gereçler ile dağıtım şebekelerinden fazlasıyla yayılan, biriken ve uyumu bozan elektromanyetik alan kirliliğinin de etkisi altında. Elektrosmog adı verilen, teknolojinin beraberinde getirdiği elektromanyetik kirlenme; insan sağlığını bozabilecek unsurlardan bir tanesi. Elektromanyetik alanların genelde iki etkisinden bahsediliyor. Bunlardan biri ısı etkisi. Bilindiği üzere; elektromanyetik alanların yaydığı enerji, insan vücudundan geçerken bir miktar emilir, tutulur ve içeride bir ısı birikimi oluşur. Diğer etkisi ise, canlı organizma içindeki birbirine bağlanmış olan molekülleri etkilemesi ve bozması. Bu da hücre ölümüne ve bazı hastalıklara sebep olabilir. Araştırmacılar elektromanyetik alan birikiminin insanda genel keyifsizlik, baş ağrısı, boyunda sertlik, göğüs ağrısı, sindirim ve dolaşım sorunları, hafıza kaybı ve ileri seviyelerinde hayati sorunlar oluşturabildiğini belirtiyorlar. Yüksek gerilim hatlarından cep telefonu dalgalarına, radyo ve Tv dalgalarından ev ve işyerlerindeki bilgisayar ve elektronik eşyaların yaydığı elektromanyetik dalgalara kadar, maruz kalınan elektromanyetik kirlilik sosyal yaşamda neredeyse her alanda sağlıksız bir ortam olarak karşımıza çıkıyor. Bu anlamda, sektörler de elektromanyetik kirliliğe farklı farklı çözüm arayışındalar.

Elektromanyetik Kirlilik Tekstilde

Koruyucu iplikten tutunda elektroniklerin iç kaplama malzemelerine ve boyalara kadar önlemler geliştirilmeye çalışılıyor. Öyle ki, tatil beldelerinde radyasyon ölçümü yaptırılması ve sonuçların tatilden beklenen kriterler içine alınacak olması bile konunun önemine işaret ediyor aslında. Günümüzde kullandığımız telefon, televizyon, bilgisayar, elektrikli ev aletleri gibi cihazları tek tek ele alınca görülüyor ki; elektromanyetik kirlilik evimizde, ofisimizde, alışveriş merkezlerinde, sokakta bile mevcut ve hayatımızdan tamamen çıkarmamız mümkün değil. Bu konu dünyada olduğu gibi ülkemizde de önemli bir çevre sorunu olarak algılanmaya başlansa da, çalışmalar henüz yoğun olarak baz istasyonları kurulumunun denetimi ve mevzuatları üzerinde kısıtlı kalıyor. Bu anlamda çalışmalar sürerken, kişisel olarak günlük kullanımlarda dikkatli olmak, olası zararlardan kaçınmak için mümkün olduğunca tedbirli davranmak da oldukça önemli…

Kaynak: AND Hayat İçinde Gazetesi Yıl:2 Sayı:4

YORUMLAR

Lütfen bir yorum yazınız.

EN ÇOK OKUNANLAR

Başa Dön