#Post-it
12 Temmuz 2017
Yaşanabilir Bir Dünya İçin Ayak İzinizi Küçültün

Yaşarken her birimiz dünya üzerinde bir iz bırakıyoruz. Nasıl mı? Her birey yaşamını sürdürürken belli miktarda doğal kaynak (gıda, su, enerji, barınak, vb.) kullanıyor ve atık üretiyor. Kullanılan doğal kaynaklar ve üretilen atıkların miktar olarak hesaplanması sonucunda doğada bıraktığımız izimizi; ekolojik ayak izimizi öğreniyoruz.

Dr. Mathis Wackernagel, Prof. William Rees ve arkadaşları tarafından 1990’ların başında ortaya atılan “ekolojik ayak izi” kavramı insanın doğayla olan ilişkisinin sürdürülebilirliğini ölçmesine yardımcı oluyor. Doğal kaynakların tüketim hızı ile dünyanın kendi kendini yenileme kapasitesini ya da biyokapasitesini karşılaştırarak, var olan tüketimin sürdürülebilir olup olmadığını bize gösteriyor.

Ekolojik ayak izi analizi bireysel olarak hesaplanabileceği gibi hane ve/veya ülke bazında da hesaplanabilir. Bu analizi, insanların doğaya yönelik talebi ile doğanın sunduğu mal ve hizmetlerin ilişkisi olarak düşünebiliriz. Bir nüfusun ayak izi içerisinde; temiz hava, gıda, temiz su, ısınma ve hareket edebilmek için ihtiyaç duyulan enerji ve tüketim sonucu çıkan tüm atıklar (karbondioksit, diğer sera gazları, organik atıklar, evsel ve sanayi atıkları vb.) yer almaktadır.

doğada bıraktığımız iz

Global Footprint Network’ün araştırma sonuçları, doğada bıraktığımız izin ne kadar büyük olduğunu gösteriyor.

  • Dünyadaki her kişi yaşamını sürdürürken ortalama 2.7 hektar doğal alan tüketiyor.
  • Başta gelişmiş ülkeler olmak üzere pek çok ülkede kişi başına 1.8 hektarın çok daha üzerinde tüketim yapıyor.
  • Ortalama bir ABD vatandaşı 7.2 hektar, ortalama bir Avrupa vatandaşı 4.7 hektar doğal alanı kendi ihtiyaçları için kullanıyor.
  • Dünyadaki herkes ortalama bir ABD vatandaşı gibi yaşarsa en az dört, ortalama bir Avrupa vatandaşı gibi yaşarsa en az üç dünyaya daha ihtiyacımız olacak….
  • Afrika ve Orta Asya gibi az gelişmiş bölgelerde tüketim değeri ortalama kişi başı 0.4 hektara kadar düşüyor.

Ülkelerin ayak izleri çalışmaları dünyanın kapasitesinin üstünde tüketim olduğunu gösteriyor. Bu sonuçları sadece seyretmek yerine herkes bu konuda sorumluluk alarak katkı sağlayabilir. İhtiyacımız olmayanı satın almamak, herhangi bir ürünü çöp yapmadan önce gerçekten bir işlevi kalmadığından emin olmak, su ve enerji tüketimimize azami dikkat göstermek, en az ambalaja yönelmek, bez torba taşımak, pazardan alışveriş etmek, elimizden geldiğince yerel ve mevsime uygun gıdalar tüketmek, işlenmiş gıdalardan uzak durmak, kâğıt ürünlerini mümkün olduğunca az kullanmak, karbon salınımı düşük olan araçları tercih etmek ekolojik ayak izi oranlarını düşüren önlemlerden birkaçı…

YORUMLAR

Lütfen bir yorum yazınız.

EN ÇOK OKUNANLAR

Başa Dön